Back to Library

beautiful, good-looking

güzel, çekici Adj

Synonyms & Nuances

Nuance (Fark)
göze hoş gelen; insanlar için genelde romantik bir ilgiyi ima eder
pleasant to look at; for people, often romantic interest

Examples

• "I find him very attractive."
Nuance (Fark)
güçlü, genel bir güzellik sözcüğü; kadınlar, çocuklar, yerler, eşyalar için (erkekler için pek kullanılmaz)
strong, general word; women, children, places, things (rarely men)

Examples

• "What a beautiful view!"
• "She was a beautiful woman with dark eyes."
Nuance (Fark)
tatlı, sevimli (bebekler, hayvanlar); Amerikan İngilizcesinde gündelik 'çekici' anlamında da
sweet and endearing (babies, animals); in US also 'attractive', informally

Examples

• "Their puppy is so cute."
Nuance (Fark)
sade, nesnel bir 'görünüşü güzel' ifadesi; erkek ya da kadın fark etmez
plain, factual word for attractive; men or women

Examples

• "They're a really good-looking couple."
Nuance (Fark)
çok güzel; coşkulu bir hayranlık ifadesi, daha çok konuşma dilinde
very beautiful; enthusiastic, mostly spoken

Examples

• "The bride looked gorgeous."
Nuance (Fark)
yakışıklı; erkekler için kullanılır
good-looking; used for men

Examples

• "Her boyfriend is tall and handsome."
Nuance (Fark)
sıcak, samimi bir övgü; özellikle İngiliz İngilizcesinde çok yaygın
warm, friendly praise; very common in British English

Examples

• "You look lovely tonight."
Nuance (Fark)
beautiful'dan daha hafif; kızlar, kadınlar ve küçük, hoş şeyler için
lighter than beautiful; girls, women and small, pleasant things

Examples

• "What a pretty dress!"
• "I'm pretty tired after that walk."
Nuance (Fark)
nefes kesecek kadar güzel, göz kamaştırıcı
so beautiful it takes your breath away

Examples

• "She wore a stunning red dress."